Dilek Fabrikası
[Spoiler içerir]

Gençlerin mutluluğu bir süre devam eder.

Bununla birlikte hatırlarsak, yazar ve yönetmen en başta, bizi uyarmıştı.

Biraz önce izlediğimiz mutluluk sahneleri akarken, -o zaman henüz adını bilmediğimiz- Hazel şöyle diyordu:
“Bir sorunun, bir özür ve bir Peter Gabriel şarkısıyla çözülebileceği evrenler.. inanın bana ben de herkes gibi o versiyonu seviyorum ama bu gerçek dünya değil.

Gerçek dünya bu. Üzgünüm.”

 

 

Efsane(?) yazarları ile görüşme öncesi, heyecan dolu atmosferi bozmamak için söylememiştir ancak tümör Agustus’un göğsünü, karaciğerini, tüm bedenini sarmıştır.

Kısa ama sonsuzluk kadar uzun bir sessizlik olur.

Gökyüzünü delecek bir çığlığın sessizliğidir bu. Lügatın tükendiği, seslerin solduğu, rüzgardan başka kimsenin konuşmadığı sessizlik..

Kabullenmekten başka çaresinin olmadığını, kabullenmekte zorlanan Hazel;
Haksızlık!” der.
Gözyaşları yanağından süzülürken. Derda ki gözyaşları, nefes almasını sağlayan oksijen hortumlarına takılır. Ağlarken bile haksızlık vardır.

Görünen o ki; Dünya, ne bir dilek ağacı ne de dilekleri gerçekleştiren bir fabrika değildir.



Görkemlerine eş sukutlarıyla süzülen bulutlara, slow şarkıların eşlik ettiği, muhteşem olmayan dönüşleri sonrası, Hazel, Agustus, Isaac üçlüsü toplanır. Bu toplantının öncekilerden bir farkı vardır: Isaac artık gözlerini kaybetmiştir. Ve Agustus, Hazel’den kendi cenazesi için bir konuşma rica eder. Toplaşma, Isaac’ı görmezden gelen Monica’ya bir süpriz yapma kararıyla biter.

“Last Goodbye” sözlerinden başlayarak fonda çalan All I Want şarkısı eşliğinde süpriz uygulanır:  Monica’nın arabasını yumurtaya tutarlar.

 


Gece yarısı Hazel’in telefonu çalar, Agustus aramaktadır. Ama tıpkı annesi gibi her an her şey olabilir tedirginliğini yaşayan Hazel, karşıdaki sesin Agustus olmamasından korkarak telefonu açar. Ses Agusus’a aittir. Derin bir nefes alır ama aldığı nefesi aynı rahatlıkta veremez. Bi sorun vardır..

Yanına gider, 911’i arar..
Ambulansta Agustus, Hazel’den bir şiir okumasını ister.

William Carlos Williams’ın Kırmızı El Arabası şiirini okur.

Yağmur suyuyla parlamış kırmızı el arabasının
Ne çok şey yığılmış üstüne
Beyaz tavukların yanında

Agustus’un “bu kadar mı” demesi üzerine Hazel, şiire kendi ilavelerini yapar:

Ağaçlar dalları arasından çıkan gökyüzünün
Ne çok şey yığılmış üstüne

Mavi dudaklı bir çocuğun karnından fırlayan borunun
Ne çok şey yığılmış üstüne

Bu evren gözlemcisinin
Ne çok şey yığılmış üstüne


Görsel, Görsel 2, Film görselleri The Fault in Our Stars

This article has 1 comment

  1. Pingback: Bazı sonsuzluklar diğerlerinden daha büyüktür | MuratTatar.xyz

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir