Habil – Kabil Yalanı ve Elon Musk

Habil – Kabil Yalanı ve Elon Musk

Anlatılarda geçene göre; Habil’in adadığı kurban kabul olur ama Kabil’in ki ise kabul olmaz. Bunun üzerine Kabil yeryüzünün ilk cinayetini işler, Habil’i öldür.

 

Bu hikayenin doğru olup olmadığı tartışılabilir zira ne yazık ki dini kaynaklarda geçen “Adem” anlatıları hiç de dinlerin vaaz ettiği şeylere uygun değil. Ama bu ayrı bir konu, yeri gelirse belki yazarım.

 

Habil – Kabil Yalanı, derken kastım; Birilerinin inandığı ve pek çoklarını da inandırdığı, kendimizi kandırdığımız yalanlar. “Türkiye’den adam çıkmaz” yalanı gibi.. “Kadınlar beceremez” yalanı gibi, “İyi ama ben yapamam” yalanı gibi..

“Habil ve Kabil’den beri, birileri başka birilerini öldürüyor. Böyle gelmiş, böyle gider..” yalanı gibi.

Bu tür, adeta deyimleşmiş yalanları masaya yatırdığımızda, “doğru gerçeğin”  öyle olmadığını görüyoruz.

 

“Böyle gelmiş böyle gider” (?)

“Dünya tarihinde bu güne kadar hiç bir insan uçmamıştır, bundan sonra da uçamaz”

sözünü, Hezarfen ve Wright Kardeşler iyi ki dinlememiş.

Bir şeyin şu ana kadar hiç olamamış olması, bundan sonra olmayacağı manasına gelmez.

Tersinden de gidebiliriz; bir şeyin şu ana kadar sürekli var olarak devam ediyor olması, gelecekte de var olacağı/devam edeceği manasına gelmez. Bu konuda ise Edward Anthony Jenner güzel bir örnek olabilir. Onun kendi zamanındaki “olmaz“lara kulak asmaması sonucu şu an Çiçek Hastalığı tarihe gömül durumda.

“Hep teknolojik örnekler veriyorsun, Habil – Kabil meselesi farklı bir mesele” diyecekler için farklı örnekler mevcut; Örneğin Başlık Parası geleneği doğuda bile çok fazla azalmış durumda. Benzer şekilde çok uzun süren ve çokça konuşulan kan davaları hayli azalmış halde. Ve küçük şehirler bile sokak düğünlerinin çoğu salon düğünlerine hatta sadece nikah törenlerine dönmekte.

 

“Savaş hep vardı, hep olacak” (?)

İnsan oğlunun diğer canlılardan en büyük farkının beyin olduğunu henüz hakkıyla idrak edememişlerin sığındığı cümle: “Savaş hep vardı, hep olacak”.
Yukarıda geçtiği üzere bu güne kadar öyle olmuş olabilir ama gelecekte pek ala çok farklı olabilir. Nasıl kızgın demirlerle insan vücudunu dağlamak zamanında Hekimlik/çözüm sayılırken, şimdilerde Şiddet/işkence sayılıyorsa, benzer şekilde Şiddet ve savaşlar, ileride rahatlıkla anlamsız ve trajikomik bir insanoğlu ilkelliği sayılabilir.

Kim derdi ki, Elon Musk ismiyle Afrika’da doğan bir çocuk,  yer altında uçak hızında ulaşım sağlayacak, şoförsüz akıllı arabalar üretecek ve NASA’ya medyan okuyarak insanoğlunu başka bir gezegene taşıyacak. Demek ki en OLMAZ denilen her şey MÜMKÜN.

Yok etmeyi ve Şiddeti çözüm(!) olarak görenlere, dünyanın kötüye gittiğine inanlara, istatistiklerle ve rakamlarla konuşan bir sürprizim var:

 

// izlemeden yorum yazanlara ölümcül(?) flagı basarım ona göre 🙂

 


Görsel: lacivertdergieljacaguero

Sağlık için Teknoloji

Hugh Herr, 1982 yılında dağcılık yaparken ayaklarını kaybetmiş. Anca bu olay onun önünde farklı kapılar açmış.

Şimdilerde yapay zeka kaynaklı çeşitli korkular ya da endüstri 4.0’ıngetireceği işsizlik gibi endişeleri bolca konuşuyoruz.

Ancak diğer yandan teknoloji; çok faydalı işlerde de, çoktan arşa çıkmış çitasını her gün yükseltmeye devam ediyor. Ve bunlar birisi de kuşkusuz sağlık. Çok uzatmadan, MIT‘nin Biyomekatronik ekibinin, yürümek, koşmak ve dans etmek için pek çok insanın hayatını yenileyen icatlarını, grubun liderliğini yapan Hugh Herr‘den dinleyelim:

(Türkçe alt yazı mevcut)

İnanıyorum ki: THY ve LiteCoin Coşacak :) ?

 

Princeton Üniversitesinde bir isim var: Daniel Kahneman.

Kendisi bir Psikolog. Ama 2002’de Nobel Ekonomi ödülü aldı.

Ardından “Davranışsal Ekonomi”nin kuruculuğunu yaptı. Bir Psikolog, ne yapmış da Ekonomi alanında, Nobel gibi çok büyük bir ödülü almıştır? Bu sorunun cevabını size bırakıyorum ve devam ediyorum.

ct.png
İnsan olarak, ağır bir şekilde duygular ve inançların etkisi altında yaşıyoruz. Bunların pratik faydalardan çok, hayatta kalma kodlarımızın çıktısı olduğunu düşünüyorum.

Ve bu kodlar bazen o kadar derine iniyor ki; iddialı bir şekilde şu söylenebilir:


g1.png
Nasıl iğne batınca, hiç düşünmeden elimizi çekiyorsak,
Birisi “inanıyorum” dediğinde, hiç düşünmeden biz de inanmaya başlıyoruz.
g2.png


Simon Sinek’in hayatın sırlarından birisini paylaştığı şu videoya biz göz atın. İnanıyorum ki siz de düşüncelerime katılacaksınız 😉

ct.png
Gerekli bilgileri aldığımıza göre 😉 Kendimiz için şu çıkarımı yapmamız lazım:


g1.png
Bir insan canlısı olarak, Psikoloji, İnanç ve Duygulara maruz kalan bir canlıyım. Ancak Finans dünyası matematiğe göre işler. Beklenti alınabilir belki ama satılan daima gerçeklerdir.
Bu yüzden; tüyo veren başkalarının inançları, kendi inançlarım, psikolojim ve duygularım ne olursa olsun, somut verileri kağıt üzerinde görmeden; ne Türk Hava Yolları ne de LiteCoin AL-MAM ya da SAT-MAM

g2.png


Görsel: osegredo
İleri okuma: youtube: daniel kahneman