Gezegen Mühendisi Aranıyor #1

Bunlar hep Yunan soyundan…

İçlerinde Ermeni asıllılar var, işi karıştıran asıl onlar..

Akşam haberlerde gördün di mi? Yeni hava limanı yapılacak diye Merkel nasıl da titriyordu..

Çekemiyorlar abi bizi, bu olanlar hep bu yüzden..

Osmanlı bunlara nasıl davrandı, onlar Türkiye’ye şimdi nasıl davranıyorlar, nankör bunlar..

Avrupa birliği dua etsin, biz onlar gibi değiliz çoluklarına çocuklarına merhamet ediyoruz da gıda ürünleri vermeye devam ediyoruz..

 


lucifer-666

Bir

Bugüne kadar hiç bir Yunanistan vatandaşı ile tanışmadım. Ne bana ne de tanıdığım birisine tokat dahi atan bir Yunan olmadı, duymadım. Fakat ilk okula giderken köpek ısırmasından çok Yunan Gavurundan korkardım.. Üstelik gittiğim o okulda hiç de Yunan olmayan pekala Türk hocalar, tokatın alasını attılar. Hatta Din kültürü hocaları, kız erkek demeden küçücük ellerimizde hunharca Cetvel parçalamaya çalışırdı.

Bi zihin deneyi yapalım;
Bi Alman, bi İngiliz, bi Fransız, bi Yunan, bi Ermeni, bi Türk, bi Kürt, bi Japon, bi Amerikan çocuğu alıp aynı okula yazdırsak. Hiç tarih ve siyaset gibi dersler okumasalar.. Bir birlerine düşman olurlar mı?

Tarih, sözüm ona okumuş devlete amir olmuşların; dedeleri savaştı diye cahilce sürdürdükleri bir kan davasından ibaret.

 

İki

Osmanlı hazinesi savaş ganimetleriyle dolmuştu.. derken bu nasıl olmuştu?
Savaş ganimeti ne demektir? Fetih(?)Savaş bölgesindeki halk, “Hoş geldin Osmancım, altınlarımız, kadınlarımız ve çocuklarımızdan dilediğinizi alabilirsiniz” demiş ve hazine bu şekilde mi dolmuştur?
Onlar Ege’yi almaya geldiler diye yıllardır anlatıyorsun, bu kötü de sen 14 defa Viyana’yı almaya gidiyorsun bu cici mi? Birileri tarladan geçerken yediği üzümün parası dala assa ama aynı zamanda bütün ülkene, yerine yurduna el koysa ayağa kalıp alkışlayacak mısın?

 

Üç

Avrupa ülkelerinin toplam ithalatında, Türkiye’nin payı %4
Evet sadece %4, yazıyla: yüzde dört.

Avrupa’nın bu %4’lük ithalatı, Türkiye’nin ihracatının ~50%‘sini oluşturuyor.

Bi şekilde sabrını taşırsalar ve  Türkiye Avrupa’ya restini çekse.. ” kardeşim size 1 iğne dahi vermeyeceğim, sizden de 1 çivi dahi almayacağım “ dese.. Azıcık düşün bakalım; bu olayı gören Ekonomi ve Matematik kendilerini yere atıp, kaç dakika boyunca kahkahaya boğulur..

 


 

Shire, Caprica, Dune, Pandora.. hangi Fantazya’da yaşıyorsun bilmiyorum ama çoktan bir kaç çağ birden atlamış olan Günümüz Dünyasına da uğraman lazım. Ki, okuyup anlayasın ve ona göre adım atabilesin..

devam edecek..

// Başlık görseli

Harari (-Sapiens-)

Murat’tan ve Benden, Kendime 🙂 araklayabildiğim zamanlarda Yuval Noah Harari‘nin yazdığı Sapiens kitabını bitirdim. Nihayet!

Neredeyse istisnasız herkes, okuduğu güzel kitapları “Mutlaka Okunması Gereken” kitaplar listesine koyar. Ben de öyle yapayım 😉

Mutlaka Okumalısınız!


Daha önce  lazım oldukça referans yapacağımı belirttiğim Kabul ve İtiraz yazısına atıfta bulunarak bir ukalalık yapayım: İlber Ortaylı dahil, Tarih’in misyonuna uyan bildiğimiz tarihçi yok.

Ya da o hep söylenen “Tarih, geçmişten ders alıp geleceğe bakma sanatıdır/bilimidir” tekerlemesi enikonu Yalan! Aksini iddia eden varsa, Gelecekten Bahseden 3 tane tarihçimizi söylesin. Ya da Hodri Meydan, 1 tane de olur!

Rahmetli Halil İnalcık’tan, Halil Berktay’a, Muazzez İlmiye Çığ’a yahut İlber Ortayı’ya hangisinin gerçek manada Gelecek bahseden kitapları/makaleleri var? Makaleyi geçtim çok değil önümüzdeki 20-30 yılı düşünmüş ve bunu, en azından sohbetlerine garnitür yapan var mı?

50-100-200 yıl değil bari 20-30 yıl.. Bu, bir annenin çocuğu için plan yapmak isteyeceği bir rakam.

// –Yusuf Halaçoğlu’nu anmayı unuttun sanki?
// –ahaha  çok güldürdün, sen de gülesin emi 🙂


 

” Tarih, iki adım bile önümüzü görmemize yardımcı olmayacaksa, Masal’dan bir farkı yok. Kan davası sürdürmekten başka bir işe yaramayan, zaman kaybıdır. “

diye düşünmekteydim. Ta ki Harari ile tanışana kadar.

Harari, yıllardır boş kalmış bir duvarı tamamlayan enfes tabloların ressamı oldu benim için. Genel olarak hala Tarih’in; gereksiz, kan davası masalları olduğunu düşünüyorum. Ancak cümlenin sonuna -şimdilik gizli öznesi sadece Harari olan- şöyle bir parantez açtım:   (bazı istisna tarihçilerin anlattıkları dışında)


Aslında bu yazıda kitabın başından ortasından, altılı çizilesi yerlerinden ya da dip notlarından ufak alıntılar yapmayı düşünüyordum. Ama “Mevcut Tarih Anlayışı” hayli hamurlu/çamurlu olduğu için, şöyle iki kelamlık yer açana kadar, girişin kendisi bi yazı oldu çıkı neredeyse..

O zaman bu, sadece “okudum/bitti” tweeti gibi olsun 😉 Bil ahir, direk Sapiens hakkında bir kaç kelam edeyim.