Unity ve Kullanıcı Deneyimi

Bugünden 5 saat, önceki günden 2 saat en az 7 saattir Unity kullanarak, -sadece 1 düğmeden oluşan- basit bir mobil oyun/uygulama denemesi yapmaya çalışıyorum.

Jeff Han‘ın EFSANE Ted sunumundan sonra, kaç yıl boyunca bu teknolojiye dokunmayı beklemiştim. Steve Jobs‘un ortalığı karıştıran sunumunu ise virüsü bulaştırdığım bir arkadaşımla birlikte izlemiştik ve sabırsızlıkla Iphone’un Türkiye’ye gelmesini bekledik.

 

 

Uzunca bir süredir, bu dokunmatik ekranlar beni cezbetse de; kodlardan, robotlardan, tasarımdan borsa ve coinlerden zaten yemek yiyecek zaman bulamazken bir de başıma “uygulama yapma” işi bulursam eyvah eyvah… diyordum.

Ve sanki kaçınılmaza yolculuk gibi.. Kıramayacağım bir  arkadaşım kanalıyla, uygulama şöyle dursun mobil oyun işi geldi buldu beni.

Şu anda sadece görsel tasarım tarafındayım ama bir başka kaçınılmaz daha yaklaşıyor gibi 🙂

Henüz ışınlanma gerçekleşmediği için  dosya göndermek ya da drive’daki dosyanın linkini iletmek için iş dünyasındaki en güçlü iletişim aracı halen e-mail. Email’in aynı anda hem güzel hem de kötü tarafı ise EşZamanSızlık.

Bazen hazırladığım bir görselin, telefonda oyunun içinde nasıl göründüğünü test etmek istiyorum ancak Unity’nin başındaki arkadaşla denk gelişebildiğimiz zamanlar az.

Programı kurup kendim bakayım dedim.

Vee.. Aleyküm Selam programcı kafası!


Programcı kafası:
Bir şey çalışıyorsa, çalışıyordur.
Başka bir şeye gerek yoktur.

I never liked that and I’ll never like

Üniversitelerin programcılık bölümlerinde Ambalaj ve Ergonomi dersleri, spesifik olarak da
UI: User Interface: Kullanıcı Arayüzü ve  UX: User Experience: Kullanıcı Deneyimi konuları zorunlu olmalı bence.

Apache gibi internetin göbeğinde  bir teknolojiye bakalım:

Yani, kullandığımız her 3 siteden 1’i, adresini yazıp enterladığımızda, bize Apache ile cevap veriyor. Görüleceği üzere “internetin göbeğinde” tabiri laf olsun diye söylenmiş bir tanım değil, harbiden öyle.

 

Peki bir de Apache’nin kendi sitesinde, dağıtım sayfasına bakalım:

 

Programcı kafası diyecek ki; “İşte ne güzel hepsi sade bir şekilde, klasörler halinde”. Ben de diyeceğim ki “Daha oraya gelmeden, HTML default ayarları böyle olmak zorunda değil ki!”. Atıyorum varsayılan font, Roboto ya da OpenSans benzeri etli tırnaklı ya da etsiz tırnaksız fontlar ya da bunların kombinleri pek ala olabilirdi. Hatta H1, H2, ve H3 default fontları farklı olabilirdi. Abartayım 🙂  HO1, HO2 ve HR1, HR2 gibi elementler bile olabilirdi.

Unity‘de de benzer durum var. Bi tane kurulum başlatıcı indiriyorum. Ama bu başlatıcı nasıl bir bir işletim sistemini kullandığıma bakıp, ona göre kurulum dosyaları indirmek yerine, bir süre çalışıyor ve
“E ama siz 32bit kullanıyormuşsunuz, 64bit çalışmaz ki” diyor 🙂
“İyi de başlatıcı kardeş, bu TAM olarak Senin Görevin. Bana uygun, en son versiyonun dosyalarını indirmek ve kurulumu başlatmak.” 

“Peki” deyip, kendime uygun kurulum dosyasını indirip, kurulumu başlattım. Bu esnada bana ne amaçla kullanacağımı falan sordu, Android ve VR seçtim.

Kurulum bitince, bi tane asset-görsel ekleyip “Build”‘e bastım.

Ne dese beğenirsiniz, Android Studio hangi klasörde diyor.  Bu bir şaka olmalı. Ama değil. Şaka gibi olan şey programcı kafası. Güzel abim, sen sordun, ben de dedim ki “Android için kullanacağım”. Bu sana lazımsa neden paketin içinde yok veya indir miyorsun? Hadi çok kibarsın, izinsiz bir şey yapmıyorsun. En azından “bu da lazım indireyim mi” diyen bi buton sun, ben de basayım.

Neyse, Android Studio’un ilgili versiyonunu indirdim. SDK klasörünün nerede olduğunu söyledim. Bu sefer de JDK soruyor.. Allahım ya!

Onu da bulup indirdim. Hadi görelim artık diye bastım. Yine hata! Hem bu sefer başka programlarla alakalı değil, Unity’nin kendi içinde, işlemlere başlayıp onca beklettikten sonra değil, basit bir kontrolle, Önce com.Uretici.urun ekranı açarak çözebileceği bir hata..

Şunu kabul ederim: “Kardeşim adamlar 1500$’lık programı bedava veriyorlar. Ve bir an önce projenin ayağa kalkması için, süse püse ya da ek zaman gerektirecek aksiyonlara gerek olmadan bir önce çıkması için “koşan” bir program çıkarmışlar, ne güzel.”

Evet bu çok mantıklı ve kabul etmenin ötesinde desteklerim de.  Fakat 2005‘ten bu yana var olan bir programda, yukarıda bahsi geçen türde Kullanıcı Deneyimini iplemeyen özellikler olmamasını bekliyor insan..

Diğer yandan .. hata kodu çalışıyorsa kontrol yapılıyor işte, öyle önceden çalışacak bir ekrana gerek yok. değil mi :))

 


Görseller: Üçüncübinyıl, Apache, Netcraft,

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir