Yıldızlarımızdaki Kusur
[Spoiler içerir]


İnsanlar, kalbinin kırılıp kırılmayacağını seçemez, ama kimin tarafından kırılacağını seçebilir.
Kalbimin senin tarafından kırılması bir ayrıcalık olurdu

Kaldığımız yerden devam edelim..

Hazel ve Agustus neredeyse tanıştıktan hemen sonra her şey başlamadan bitecek gibi olur: Agustus cebinden bir sigara çıkarır dudakları arasına yerleştirir. Hazel, “Kanser olmana rağmen, daha çok kişiye kanser yayması için bir sigara şirketine yardım mı ediyorsun?” diyerek fena halde -ve de haklı olarak- kızar. Her şeyi berbat ettiğini söyler.

Film boyunca prizlerine şahit olacağımız Agustus ilk şaşırtmasını yapar. Sigarayı yakmadıkça onun senin yakamayacağını söyler. Ölümü dişlerinin arasında taşımak ama önem vermemek, sadece Agustus için değil genel manda filmin tamamının altını çizdiği metaforlardan birisidir aslında.

“Bir nevi, olaylara basitçe bakma, arkasındaki incelikleri de gör” demiş oluyor. Film boyunca değişik şekillerde bu öğütlemeyi görüyoruz.

Ardından annesi Hazel’ı almaya gelir ancak Hazel Agustus’u tercih eder. 2 saniye sonra, çiftimizin arabayla tehlikeli bir durumda teğet geçtiklerini görürüz. Eserin yaratıcıları adeta şunu demek ister: Hazel’in az önceki tercihi;  sıradanlıktan çıkışı ve sınırları denemeyi tercih etmektir aslında. TV’de top modelleri izleyerek ölümü beklemek yerine, kalan zamanını yaşayarak geçirmeyi tercih etmesidir bir nevi.

Bu arada ilk izlediğimde fark etmediğim ama sonraki izlemelerimde fark ettiğim, -yönetmenlerin gizlice filmlere serpiştirmekten zevk aldıkları- kurguların birisinden bahsetmek isterim;
Film daha açılışında bunun bir peri masalı olmadığını, her şeyin mükemmel olmadığını söylüyordu hatırlarsanız. Bu fikri pek yerde ve araba sahnelerine gizlenmiş olarak görülüyoruz: neredeyse araba sahnelerinin tamamında araba,  ya bi yerlere çarpıyor ya da yoldaki yükseltiler yüzünden sarsılıyor, hiç zaman düm düz yol almıyor.

Altan alta diyor ki; Hayır! Yok! Öyle her şeyi mükemmel bir hayat yok. Bazıları neredeyse doğumdan itibaren bilinen bazılarıysa süpriz olarak karşımıza çıkan eksiklik ve aksaklıklarla doludur hayat. Ve kusura bakma bu konuda senin yapabileceğin çok da bir şey yoktur. Eğer bunlarla mücadele etmeye kalkarsan, kaçınılmaz olarak başarısız olacaksın. Fakat kabullenirsen, savaşmaya çalışırken görmediğin minik ama aslında sonsuz güzellikleri görmeye başlarsın..


Görsel 1, diğer görseller: The Fault in Our Stars

This article has 1 comment

  1. Pingback: Gökkuşağı istiyorsan, Yağmurla barışık olmalısın | MuratTatar.xyz

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir