Gezegen Mühendisi Aranıyor #4

Evren kadar büyük Ukalalık. Peygamber OKU emrine uymadı mı? İbn-i Heysem’in Hubble’ın babası mı? Biz en Ulvi milletiz, Herkes bize düşman…  gibi konular üzerinden ilerleyerek şu andaki yazıya gelmiş bu tartışmanın daha anlaşılabilir olması için önceki bölümlerin Okunması daha sağlıklı olur:
Gezegen Mühendisi Aranıyor #1, Gezegen Mühendisi Aranıyor #2, Gezegen Mühendisi Aranıyor #3


.. Efsanevi ukalalığımızın mesnedi bir heyuladan ibaretse, daha orta halli kibirlerimiz kim bilir daha nasıl koftiden direkler üzerinde yükseliyordur.

Ülkece öyle çok konservatif yaşıyoruz ki, neredeyse konserve kavanozunda hayat sürüyoruz desek yalan olmaz. Zaman zaman verip veriştirdiğimiz Avrupa, yeri geliyor şöyle konuşmalara meze oluyor:

— Abi Avrupa öyle mi, adamların sokakları yağ dök yala
— Sen hangi ülkeye gitmiştin abi?
— Yok, ben hiç gitmedim de genel manada biliyoruz oradan..

— Her şey bu ailelerin elinde, onlar onaylamadan taş üstüne taş koyamazsın
— Geçen sizin patronun Türkiye’nin 3. büyük otelini yaptığını söylemiştin, rockefeller’den izin almıştır öyleyse?
— Yani, pek sanmam ama petrol devlerine karşı bi şey yapsa kesin ensesine binerlerdi ama.
— Elon Musk? Gezegenin en büyük 5 fabrikasını yapıyor. Elektrikli arabalar, bu araçlar için pil, çatılar için güneş paneli üretiyor ve çok daha fazlasını da üretecek. Petrol ve araba devleri ya da Nasa ile çalışan diğer devler 15+ yıldır bu adama neden suikast yaptırmadı?

 

İlk okulda Yunanlar, orta okulda İtilaf devletleri ile beslenen zihinlere, bir de 365 gün boyunca sabah aç karna, akşam tok karna günde iki doz Dış Güçler zehri zerk edersen, o zihnin sahininden ne bekliyorsun ki?

Zannediyor ki;
Dünya’nın bütün ülkeleri ona düşman. Herkesin bu topraklarda gözü var. NASA casus uydularını sadece Türkiye’nin üzerinde konuşlandırmak için icat ediyor. ESA kuyruklu yıldızdan topladığı nükleer yakıtı kullanarak Türkiye’ye atmak için balistik füze yapacak.

 

Ey Müslüman/Türk! Şunu ANLA artık!

Dünya‘nın yüzölçümü 510.100.000 km² iken Türkiye‘nin yüzölçümü 783.562 km²
Basit bir bölme ile gezende kapladığın alan onun 0.0015’i kadar.

“İyi ama okyanuslar” diye vikvikleyeceksin biliyorum. Ona da bakalım.
Dünya kara parçaları toplam alanı 148.600.000 km²
Hadi sana bonus  2016 güncellemesiyle Türkiye yüz ölçümü 15 dönüm yani 0,015 km² arttı ve 783562,015 km² oldu. Hesaplayalım:
Vayy! Dünya topraklarının 0.0052’i Türkiye’ye aitmiş. Yani Yüzde 1’i bile değil. Yüzde yarımı.
Ülkenin tamamının, gezen kara parçaları üzerinde kapladığı alan BU: Yüzde yarım!

— Alan az olabilir ama içinde bir sürü Nüfusumuz var!
— Peki bakalım.

Canlı verilere göre ~yaklaşık Dünya nüfusu An itibariyle: 7.726.540.073 kişi.
Şubat 2019 rakamlarına göre Türkiye nüfusu: 82.003.882 kişi.


görsel: ekran görüntüsü

Evet, hesap ortada. Türkiye’de yaşayanlar olarak mevcut insanlığın sadece %1’ini oluşturuyoruz.

Dünya ihracat rakamlarına baktığımızda, yine benzer bir tablo çıkıyor:


görsel

Dünya’ya katkı oranımız: %0.94

Artık Uyan! Ve kendine gel.

Basküle çıksan ne kadar tartarsın, kaç kilosun bunu öğren. Ondan sonra sumo güreşçileri hakkında da konuşuruz sorun değil.

Sen neredesin? Dünya nerede? Olduğun gerçek yeri öğrenmek ve Anlamak için, içinde bulunduğun düşten yapılma Matrix’in içinden çıkman gerekiyor.

 

 


kapak görseli
devam edecek..

Gelecek Gelirken: Yukarı bak çocuk! Ve Toprağı gör.

Şu anda yazarken yeni tanıştığım bir ismi dinliyorum: Lauren Daigle.
Daha duyar duymaz Adele hissiyatı uyandırıyor bu da yetmezmiş gibi bazı yerlerde rahmetli Amy Winehouse, Lauren’in beninde canlanmış, küçük kısımlar söylüyormuş gibi oluyor. Üstüne bir de doğallık eklenmiş ki benim gayet hoşuma gitti. Loop’a aldım 😉

 


Konun kapak resmi, Lauren’‘ın Look Up Child albümünün kapağı. İngilizcede, çok kullanılan kelimelerle ilgili pek çok deyim oluyor umarım “bakmak-aramak” dışında ekstra bir deyime/manaya denk gelmiyordur ama öyleyse bile yine de “Hey Çocuk, Yukarı Bak” manasında anlamak istiyorum 🙂

Yukarı bak çocuk! Ve Toprağı gör.

Şimdilerde popüler hale gelen/getirilen STEM ile ilgili çekincelerimi belirtmiştim.
Para ve Devlet #3: STEM de Nereden Çıktı?
Hükümranların level atlamış köleleri olmak için çalışmanın-çalışmamanın ne olduğunun-olmadığının farkında isek, geleceğin gök yüzü kadar, toprakta da olduğunu görüp bunu hakkıyla idrak etmeli ve yeni nesilleri buna donanımlı hazırlamalıyız.

Hiç uzağa gitmeden 1 mm yakınımda birisi var 🙂 Elma toplayan drone ve tarladaki ürünleri parazit bitkilerden kurtarmak gibi konulara yarı fantezi yarı ciddi kafa yoruyor. Dünyanın nüfusu düşünüldüğünde, böyle şeyleri düşünmek gerektiği sanki daha çok gün yüzüne çıkıyor.

Amerika keşfedildiği zamanlarda, bütün dünya üzerinde, yaklaşık Amerika’nın şimdiki nüfusu kadar insan yaşıyormuş.

Her geçen gün, dünya genelinde ortalama nüfus artış hızı düşüyor. Ama bununla birlikte, takdir edersiniz ki 300 milyon’un yüzde 3’ü ile  7 milyarın yüzde 1’i hayli farklı.

 

 

Farklı farklı onlarca kuruluşun, gelecekteki dünya nüfusunun ne olabileceğine dair projeksiyonları var. Nükleer savaş gibi ütopik değişkenleri devre dışı bırakırsak hemen hepsi benzer şeyler öngörüyor.

Şimdi kaç yaşında olduğunuzu düşün. Ve göz açıp kapayıncaya kadar bu kadar yılın çoktan geçmiş olduğunu. Ve bir sonraki göz açıp kapamamızda takvimler rahatlıkla 2040-2050’yi gösteriyor olacak.

Zihinlerimizi kaçırmaya çalışmadan bu zamanlara bakış atmak, en azından bakış atmaya çalışmak güzel olabilir. En azından devir teslim yapacağımız yeni kuşak için faydalı olabilir.

Yazının başından bu satıra gelene kadar dünyanın nüfusu yaklaşık 2 bin arttı ve yine yaklaşık olarak  7,701,800,069 kişi olduk.

 

 

2050‘li yıllar geldiğimizde ise dünya nüfusu 9.7 Milyar olacak.

Belki kendi hayatlarımızın son bölümlerini yaşıyor olacağız ama çocuklarımız ve torunlarımız için 2050 gayet “hayatın ortasında” bi yıl olacak..

İyi ama 2050’de onca nüfus ne yiyecek?

 


Devam edecek..

Kaynak & Görseller