26 Satırda İsrafı Önleme

Farkında olmanın yükü.. Madem Gezegen İsrafı almış başını gidiyor ve ben bunun farkında olduğumu iddia ediyorum ve başkalarını yargılıyorum. O halde bu konuda Ben ne yapabilirim?

Elbetteki hemen yakın çevremden başlayarak önerilerde bulunabilirim. (Ki yüklemi, birinci tekil şahış ve-di’li geçmiş kipinde olan cümleler kurmam gerektiği için; aşağıda “gönder”dim” kelimesinin ekran görüntüsünü de bulabilirsiniz.

Evin yakınlarında bolca sokak lambası var. Güneş doğmadan zaten ayakta olduğum için, yalancı şafaktan, tan yerinin aydınlanmasına, güneşin doğmasına kadar olan süreci gözlemleyebiliyorum.

Belli bir vakitten sonra ortalık sokak lambalarına ihtiyaç duymayacak kadar, gayet güzel aydınlanmış oluyor. Ancak lambalar 2-3 daha yanmaya devam ediyor. Bu hem kullanılacak elektriğin  (dolaylı olarak doğal gazın da) israfı demek. Elbetteki bunların ekonomik ve çevresel karşılıklarının da israfı yapılmış oluyor.

Bu israfı engellemenin, hepimizin bildiği pratik bir yolu var: LDR = Işık sensörü.

Işık fazla olduğunda, sokak lamları sönsün. Az olduğunda yansın. Bu kadar!

Olayın güzel tarafı yapılacak donanım masrafı da çok çok az, yazılacak kod da çok az: 26 Satır!

  1. int x;
  2. void setup() {
  3. Serial.begin(9600);
  4. pinMode(A0, INPUT);
  5. pinMode(3, OUTPUT);}
  6. void loop() {
  7. x = analogRead(A0);
  8. if (x > 200) { while (1) {
  9. digitalWrite(3, LOW);
  10. x = analogRead(A0);
  11. if (x < 200) { break; }
  12. }
  13. }
  14. x = analogRead(A0);
  15. if (x < 200) { digitalWrite(3, HIGH);
  16. while (1) {
  17. x = analogRead(A0);
  18. if (x > 200) { break; }
  19. }
  20. }
  21. }

 

Belediye’ye gönderdiğim mail:

Merhaba,
Sabahları erken saatlerde ayakta oluyorum. Ve sokak lambalarının ortalık ağardıktan yaklaşık 2-3 saat sonra kapandığını görüyorum.
Kodlama ve Elektronikle uğraştığım için, bu işin OTOMATİK olarak ve tam gerekli olduğu zaman yanıp/sönmesinin mümkün olduğunu biliyorum.
Bunun için, Sokak lambalarının bağlı olduğu ana hatta/hatlara,
Çok düşük maliyeti olan sadece 3 parça donanım (Arduino + LDR + Röle) bağlanması
ve aşağıdaki kodların yüklemesiyle, şehir milyonlarca liralık tasarruf sağlayabilir.
…kodlar…
Evet, hepsi bu kadar. Ama karşılığı harika 😉


Görsel: adiyamandaisikgazetesi

Gezegen İsrafı

 

Molekül içi dünya tamamen farklı bir dünya.. kendine kuralları kendine göre yapıları mevcut. Öyle dilekçe yaz, yanıt bekle, işin olsun.. durumları yok. Olaylar o kadar hızlı meydana geliyor ki Femto saniye bazında sizin dilekçenin sonucu ve sonrasındaki sonuçlar da gerçekleşmiş.

Femto Saniye’yi şöyle düşünebilirsiniz;
1 Saniyelik bir süre var.
Bu 1 saniyenin Binde 1’i kadar bir süre olsun.
Bu binde 1’lik sürenin de binde 1’i kadar bir süre hayal edin. Karışmaması için isim mi versek acaba?
Saniye -> 1000’de 1’i > ve bunun da 1000’de 1’ine yani Saniyenin Milyonda 1 kadar bir süreye: Milyosa diyelim 

Şimdi Milyosa’nın binde 1’i kadar bir süre düşünün.
ve bu milyosa’nın binde birinin de binde biri kadar bir süre düşünün. Bunun adı da Yuh!sa olsun hadi 🙂
Saniye > binde 1 > binde 1 (Milyosa) > binde 1 > binde 1 (Yuh!sa)

Bitti mi bitmedi yanın da bir 10 adet renkli tükenmez kalem veriyorum 🙂

Bir Yuh!sa ‘nın binde 1’i kadarlık bir sürenin 1Femto  saniye.

1 Femto saniye = 1/1.000.0000.000.000.000

İşte bu süre, çoğu kimyasal reaksiyonun gerçekleşme süresi.

Derda ki, molekülden büyük şeyler dünyasında işler tam tersi bir hızla ilerliyor. Örneğin küp şeklinde ve içinde tonlarca çeşit molekülün olduğu earth adlı deney kültüründe, ışık/fotonlardan etkilenen bir proteinin göze dönüşmesi ~4,5 milyar yıl sürüyor. (4.500.000.000)

O göze sahip canlıların ilerleme hızı da doğal olarak, Ç.ooo.ooo.ook yavaş 😉

İtiraf edelim. Marsa gidiyor olsak da 1 metre toprak için, hala kardeş kardeşi öldürüyor. Nefes almamızda dehşet önemli olduğunu bildiğimiz halde, -kendi kendimize, kendi başımıza diktiğimiz gardiyanların izin verdiği- kabaca yılda sadece 2-3 haftalık tatil için, güzelim ormanları yakıyoruz. //Biz yakmasak bile; -aferin iyi ki yakmışsın der gibi- ortalama iki ay boyunca çalıp kazandıklarımızı, orman yakıp otel yapanlara hediye edip geliyoruz.

Nefesimizi kesenlere, emeklerimizi armağan ediyoruz.

[tam burada söylenecek bir ata sözü var. ama sizin iz’anınıza bırakıyorum artık]

Bildiğimiz tarih boyunca, devletler toprak için büyük büyük savaşlar verirken, normal kişiler de mal mülk için akıl almaz fiziksel, olmadı psikolojik cinayetler işliyorlar.

Ortalama olarak insanlığın bir şeylere kafasının dank etmesi 1000 yıllar alıyor. (Bkz: Zencilere haklarının verilmesi, bkz: AB’deki insan hakları anlayışı)

Evet, mevcut insan canlısı kürklü bir canlı olmadığı için bir barınağa ihtiyaç duyuyor. Ancak hepsi bu kadar. Ne willa, ne rezidans, ne saray.. hiç birisi temel ihtiyaç değil.

Yolculuk yapmaya yetecek, dayanıklı bir araç belki. hepsi bu kadar sonrası ihtiyaç değil.

“Anne nasılsın?” diyecek kadar, internete girecek kadar, bir cihaz yeterli, sonrası ihtiyaç değil.
(İtiraf et, almadan önce “kalemiyle, ekranı üçe bölebiliyorsun.. şöyle yapınca böyle oluyor vs. vs..” dediğin özelliklerin kaçını kaç defa kullandın. Belki de şimdi okuyunca varlığını hatırladın..)

İhtiyacımız olmayan her şeyin üretimi esnasında;
çok büyük emek, zaman ve kaynağı israf ediyoruz.

Tüketimi esnasında;
aylarca çalışmamızın karşılığını israf ettiğimiz gibi, ürünlerin taşınması esnasında emek ve zaman israf ettiğimiz gibi çevreyi de kirletiyoruz.

Sonrasında;
Evdeki ilgili yerlere bi bakıverin.. alıp da kullanmadığımız onca şey.. elimizdeki bozulmadan yenisini aldığımız cihazlar.. bir zaman sonra bunların çöpe girip doğa karışması ama doğal olmadıkları için canlılara zarar verdiği gibi tabiatı da israf ediyoruz.

Bu kadar yavaş ilerleyen bir anlayışla;
Bilinen milyonlarca gezegen arasında, hayat olduğunu bildiğimiz tek bir tane var. Ve biz;

KOCA GEZEGENİ İSRAF EDİYORUZ!

 


Görsel: sozcu

100 Satırda ŞeyterNET

IoT: Internet of Things; Şeylerin interneti demek. Yani hemen her şeyin internete bağlandığı ağın adı. Bildiğimiz internet,  bunun bir alt kümesi.

Bu tabir kullanılmaya başladığında, zannediyorum(?) ilk Intel Türkiye’nin karşılık bulma çabasıyla, herŞEYin inTERNETi sözünden yola çıkarak, Türkçeye “Şeyternet” olarak çevirmişlerdi.

Kulağa eğlenceli geldiği için şahsen ben sevmiştim. Ancak zamanla yaşan dil içinde Nesnelerin İnterneti tabiri daha çok kullanılmaya başladı ve  artık oturmuş karşılığı da sanırım bu olacak.

Bir süredir beklediğimiz siparişlerimiz geldi. Ve minik de olsa ilk Nesnelerin İnterneti projemizi yaptık.

Hem kendimi pekiştirmek için hem de Türkçe olarak açıklamalı kaynak zenginliği olması için, mevcut kaynaktaki açıklama kısımlarını genişlettim ve yeni açıklamalar ekledim.

Açık söylemek gerekirse ancak 2 Kilobayt‘lık paketlerle iletişim kurabilen bozuk para kadar cihazın, Node.js’ye 10 bastığını söyleyebilirim. // Harbiden.

Steemit’in kafası karışacak uzunlukta olduğu için, Steempress’te bu kodlara yer verince Steemit’e bozulur mu kestiremiyorum. Okuma zorluğu olursa aşağıdaki linkten murattatar.xyz üzerinden göz atabilirsiniz.

 

#define ag_adi "Telekom_Zyxel_HG13W" // wifi ağınızın adı
#define ag_sifresi "34ist1453" // wifi şifreniz 

#include <Stepper.h>  //  standart Arduino Adım Motor kütüphanesi eklenir. 

byte m; // Mototun kaç defa döneceğini m değeri ile söylüyoruz. 256'dan küçük olduğu için byte olarak
const int birTuruKacAdimlaDonecek = 360;
Stepper stepMotorumuz(birTuruKacAdimlaDonecek, 8, 9, 10, 11);


void setup()
{
  stepMotorumuz.setSpeed(100); // motor hizi

  Serial.begin(115200); // Seriport'u açıyoruz.
  // ESP modülünün baudRate değeri 115200 olduğu için bizde Seriport'u 115200 şeklinde seçiyoruz
  Serial.println("AT"); // ESP modülümüz ile bağlantı kurulup kurulmadığını kontrol ediyoruz.
  pinMode(13, OUTPUT);
  delay(3000); //ESP ile iletişim için 3 saniye bekliyoruz.

  if (Serial.find("OK")) {       // esp modülü ile bağlantıyı kurabilmişsek modül "AT" komutuna "OK" komutu ile geri dönüş yapıyor.
    Serial.println("AT+CWMODE=1"); // esp modülümüzün WiFi modunu STA şekline getiriyoruz. Bu mod ile modülümüz başka ağlara bağlanabilecek.
    delay(2000);
    String baglantiKomutu = String("AT+CWJAP=\"") + ag_ismi + "\",\"" + ag_sifresi + "\"";
    Serial.println(baglantiKomutu);
    delay(5000);
  }

  Serial.print("AT+CIPMUX=1\r\n");
  delay(200);
  Serial.print("AT+CIPSERVER=1,80\r\n");
  delay(1000);
}


void loop() {
  if (Serial.available() > 0) {
    if (Serial.find("+IPD,")) {
      String icerik = "<head> Wifi ile Kablosuz Motor ve Led Kontrolu </head>";
      icerik += "<br><a href=\" ?led=ac\"><button type='button'>LED AC</button></a> ";
      icerik += " <a href=\" ?led=kapat\"><button type='button'>LED KAPAT</button></a>";
      icerik += "<br><br><a href=\" ?aksiyon=motor\"><button type='button'>MOTOR</button></a>";

      String gonder = "AT+CIPSEND=0," + icerik.length() + "\r\n";
      Serial.print(gonder);
      delay(500);
      // CIPSEND ile ESP Sunucumuza data gönderimini başlatıyoruz.
      // AT+CIPSEND=0, 140
      // 0. iletim, 140 karekter gibi..

      Serial.println(icerik);
      // yukarıdaki HTML sayfamızı gönderiyoruz.
      // Tarayıcıda adres satına 192.168.42.13 yazdıdığımızda, ESP karşımıza bu sayfayı sunacak.

      atraksiyonlar();
      // Loop'un içinde olduğu için, Emirlerinizi bekliyoruz merkez ;) modunda sürekli çalışıyor olacak

      Serial.println("AT+CIPCLOSE=0"); // Bağlantıyı kapat

    }
  }
}


void atraksiyonlar() {

  String gelen_istek = "";
  char okunan;
  while (Serial.available() > 0) {
    okunan = Serial.read();
    gelen_istek += okunan;
  }
  // Serialden bir şey okunana kadar While dönecek, okunan değeri "gelen_istek" değişkenine atayacak

  Serial.println(gelen_istek);
  if ((gelen_istek.indexOf(":GET /?led=ac") > 1)) {
    digitalWrite(13, HIGH);
    // LED AC butonuna basıldığında adres satırı 192.168.42.13/?led=ac şeklinde olacak, yani severa GET isteği gelecek
    // bunun içinde led=ac varsa ilgili pine elektrik gönderecek, bağlı olan bileşene (bu örnekte lede) güç verecek.
  }


  if ((gelen_istek.indexOf(":GET /?led=kapat") > 1)) {
    digitalWrite(13, LOW);
    // LED AC butonuna basıldığında adres satırı 192.168.42.13/?led=kapat şeklinde olacak, yani severa GET isteği gelecek
    // bunun içinde led=ac varsa ilgili pine elektrik gönderecek, bağlı olan bileşene (bu örnekte lede) güç verecek.
  }


  if ((gelen.indexOf(":GET /?aksiyon=motor") > 1)) {
    for (m = 0; m < 20; m++) {
      stepMotorumuz.step(1 * (birTuruKacAdimlaDonecek));
      // MOTOR butonuna basıldığında adres satırı 192.168.42.13/?aksiyon=motor şeklinde olacak, yani severa GET isteği gelecek
      // bunun içinde aksiyon=motor varsa step motorumuz 20 tur dönecek.
      // ters yönde dönmesi için -1 ile çarpabilirsiniz
    }
  }


}

 


Kaynak: sametsavas55 , instructables, coeleveld
Görsel: viktak

Para ve Devlet #5: Kıdem Tazminatı / Zinciri

Para ve Devlet” serisi önceki bölümlerde:

#1: Mevcut Okul Sistemine Karşı Olmak

#2: Mevcut Okul Sistemine Karşı Olmak #2

#3: STEM de Nereden Çıktı?

#4: Eşitsizlik – Enneagram Nedir? [TR Liste Yarışma 03]

O kadar büyük bir yalana doğuyoruz ki..

Çoğu zaman başka bir yaşam şeklinin varlığı aklının ucundan bile geçmeyen okyanustaki balıklar gibiyiz.

Serinin önceki yazılarında da geçtiği üzere mevcut okullara gitmemenin aklımızdan geçmemesi bir yana,

savsaklamadan ye yemeğini, daha dersanenin testlerini çözmedin

diyecek kadar, çocuğuna yavaş yemek yemeyi bile fazla bulan Anne Babalar var. “Bu at yarışı neden var” kendileri de tam idrak edemedikleri bir yalana inanmış halde, çocuklarına kampçı vurmaktan kaçınmıyorlar.

bir kere daha.. aşk ile dinleyelim 🙂

 

HODRİ MEYDAN!

Okuduğu okul/bölüm ile şu an ilgilendiği konu aynı olan kaç kişi var?

Böyle bir anketi ülke çapında yapacak olduğumuzu düşünün, sonuçları tahmin edebiliyoruz değil mi?

Dikkat ederseniz, “şu an çalıştığı iş” demedim. Zira okul bitince güzel bir yere girip çalışman için anadolu lisesini kazanırsan iyi olur” mantığı  tepeden tırnağa yanlış! Bkz: #1 , #2, #3
//Ki “ilgilendiği konu” değil de “çalıştığı iş” desem de sonuçların aynı olacağı hepimiz biliyoruz.

İçine doğduğumuz gezegeni sorgulamadığımız gibi içine doğduğumuz gelenekleri, dini, dünya görüşlerini ve dahi futbol takımlarını dahi sorgulamadan, yakın çevremizde birileri Fenerbahçeli diye fenerbahçeli oluyoruz.

Hadi bi Hodri Meydan Daha 🙂

Yakın çevresi AKP/MHP’li olup, kendisi HDP’li kaç kişi tanıyorsunuz?
Yakın çevresi CHP’li olup, kendisi AKP’li kaç kişi tanıyorsunuz?
Peki yakın çevresi ile aynı görüşte olan kaç kişi tanıyorsunuz?

Bazılarınız okurken HDP görünce bile irrite oldu değil mi?
Hayatında seni hastanelik eden, yumruk attan veya fiske atan kaç tane Yunanlı/Ermeni oldu da onlara düşmansın? Yazının icadından bu yana tarih aynı şeyi yazıp duruyor. BİN YILLARDIR süren dedelerin kan davası için, torunları kurban etmenin HİÇ BİR ŞEYİ ÇÖZMEDİĞİNİ neden kabul etmiyorsun?

Why Mr. Anderson why?

Daha önce hiç kendi beynimizi kullanmadığımız için olabilir mi?

Şimdi buraya kadar irdelediğimiz açıdan, farkı bir gözle oku: ..

İşten ayrılmak isteyen, adeta görünmez iplerle iş yerine hapsolmuş kişilerden şöyle sözleri çok duyarız değil mi?

Bu ne arkadaş.. yüzlerini şeytan görsün.. 6 yıllık Kıdem Tazminatım var, yoksa şimdi, şu anda bırakırım.

Aradan bir kaç yıl geçer, sabahları geri geri adımlarla işe giden arkadaşımızla bi şekilde benzer konu açılmıştır.

8 yıllık tazminatımı yakar herifler öyle olmasa, gönül diyor; suratına suratına söyle her şeyi, çarp kapıyı çık.

Think!
Çark sahiplerinin çarklarının sekteye uğramadan dönmesi için, Devlet ve Hegemonların bir araya gelerek kendilerince ürettikleri çözümün adı: Kıdem Tazminatı.

Konu hakkında ülkemizde ve dünyada çıkan yasaların aslında kimin faydasına olduğunu araştırma işini, bir nebze de olsa acıdığını umduğum kendi gözlerine bırakıyorum.

 


Görseller: pictorem, religionculturesociety, matrix

0 Wikipedia

Sanırım hatırlayanlarımız vardır. Microsoft inanılmaz büyük bir emek ve sermaye koyarak 1993/5’lerden 2009’a kadar ENCARTA Ansiklopedisi CD’leri çıkarmıştı.

Takdire şayan ve ayakta alkışlanılması gereken bir ürün.

Pek çok şey gibi, Microsoft gibi teknolojinin göbeğinde bir firma tarafından çıkarılıyor olsa da Encarta da teknolojiye yenik düştü. Şimdilerde kim bilir hangi tozlu raflarda belki tavan arasındadır. Belki sadece koleksiyonerler hala muhafaza ediyorlardır.

İnternet altyapılarının daha yüksek bant genişliklerine olanak sunması ve aynı zamanda trafiğinde ucuzlamasıyla World Wide Web gün geçtikçe yaygınlaştı. Google, Stanford’tan taştı..

Encarta’dan 2 yıl sonra, 2001’de; Microsoft gibi tonlarca profesör ve uzmana, tonlarca dolar ödeme vaat etmeyen, hatta bir kişi 100 sayfalık bir içerik hazırlasa, 0,1 $ dahi almayacağı, insanların yoldan geçerken uğradıklarında üye bile olmadan sayfaları değiştirebildikleri farklı bir ansiklopedi ortaya çıktı: Wikipedia.

Dan Pink‘in Tüm işverenlerin dinlemesi farz olan “Şaşırtıcı Motivasyon” başlıklı konuşmasında söylediği gibi;

O zamanlar bir işletmeci ya da ekomiste sorsak hiç biri wikipedia’nın başarılı olacağını söylemezdi.

“Yani.. yapma demiyorum.. Hobi olarak yine yap.. ama çok da bir şey bekleme” 🙂

 

2018 itibariyle Wikipedia:

Kayıtlı üye sayısı: 33.6 Milyon
Günlük eklenen makale sayısı: 1500
Makalelerin düzeltilme sayısı: 2,44 Milyar
En çok gösterim almış sayfası: Yıllar Göre Ölümler sayfası
2017 en çok gösterim almış 2. sayfası: Donald Trump

An itibariyle İngilizce makale sayısı: 5,70 Milyon 
Toplama göre İngilizce içerik yüzdesi: %13
Türkçe makale sayısına göre ~315 bin makale ile 30. sırada
1 adet makale ile Krikçe  300. sırada
Aktif kullanıcılar arasından, aktif editörlük yapanlar: 1000’de 5
//Komik bir Türkiye hikayesi olarak, daha önceki editör birisi, sırf ego yüzünden, ısrarla yazdıklarımı silene  kadar, ben de denk geldikçe bildiğim kadarıyla bir şeyler yazıyordum. Hatta hemen her yıl bağış da yapıyordum.

Aylık ortalama sayfa gösterim 18 MİLYAR olan Wikipedia, yine komik bir Türkiye hikayesiyle,  HALA yasaklı.

 

Ama dilerseniz W harfinin başına Sıfır yazarak ilgili sayfayı görebilirsiniz 😉


expandedramblings, meta.wikimedia
görsel