Coin Dünyası 2018 İkinci Çeyrek Raporu #5

Bkz: biriki , üçdört


17- ICO’lar

CoinDesk’in ICO takip grafiğinde görüldüğü üzere,  EOS 4,2 Milyar$‘a ulaşmış. Ki önceki yazıda buna değinmiştik. Bu kez ardından gelenlere şöyle bir göz atalım:
İkinci sıradaki Telegram 1.7 Milyar$ ile göz dolduruyor. Ortamlara hızlı giriş yapan TaTaTu ise 575 Milyon$ toplayarak üçüncü sıraya yerleşmiş durumda. “Diğer daireler ne” diye merak edenler için, kapanma tarihleri 2018 olduğu için sarı renkte olan, sıradaki halkalardan ilki 320 Milyon$’lık Dragon ve ikincisi 300 Milyon$’lık Huobi. Gri renkteki 2017 şampiyonları ise 262 Milyon$ ile FileCoin ve 232 Milyon$ ile Tezos.

PS: Kırmızı renkteki 2014’ün şampiyonu 18 Milyon$ ile Ethereum

// Siz de gaipten bir ses duyar gibi oldunuz mu 🙂

 

 

18- ICO’lar Toplamı

Sadece 2018’in ikinci çeyreğinde ICO’lar sayesinde Coin ekosistemi toplam 7.3 Milyar$ fon toplamış. ICO’lar toplamına toplam olarak baktığımızdaysa rakam 19 Milyar$’a  ulaşmış durumda.
3. Hava Limanı..
Neyse..

 

 

19- Aylara göre ICO sayıları ve Fon rakamları

Geçen yıl bu vakitler, ICO açısından ortam görece sakinmiş. 2017 ikinci yarısından itibaren yaşanan  yükseliş rallisi belli ki girişimcilere de gaz vermiş 🙂 ve 50 ortalamasını aşmış. Yıl başından sonra gazsız yol alamayanlar elenmiş ancak yatırımcının iştahı Nisan’a kadar devam etmiş. Haziran’da ise EOS’un da etkisiyle rokete takıp 5,5 Milyar$ gibi hayli ciddi bir rakama ulaşmış.

3. Köprü..
canım sıkıldı şimdi..

 

to be continued..

 

Coin Dünyası 2018 İkinci Çeyrek Raporu #4

Bkz: biriki , üç


14- EOS Havalandı

Yukarıdaki CoinDesk grafiğinde gayet net bir şekilde görüldüğü üzere EOS coştu. Tüm zaman ICO rekorunu kırarak 4.2 Milyar$ gibi çılgın bir rakam topladı. Her 23 saatte bir ortalama 11 Milyon$‘lık token satışı gerçekleşti. EOS ne ki? diyorsanız sizi [Pir Sultan’a havale ediyorum :)](https://steemit.com/tr/@murattatar/eos-v-pir-sultan-abdal)

 

 

15- Ethereum ve USDT cinsinden EOS değeri

Tether (USDT) ara ara dengesiz davransa da 1 USDT = 1 USD gibi düşünmek daha rahat olacak. ICO’nun 125. gününe kadar 0,50$‘a kada düşmüş, sonrasında artışlar başlamış. Sanırım bu Şafak 1, Şafak 2 zamanlarından birisine denk geliyordur diye tahmin ediyorum. EOS fiyatı 205. günde 15$‘ı, ardından 315. günde 20$ görmüş. (1’e 20 veya 1’e 40 vermiş. Tabi alıcısına). Bugün itibariyle bakacak olursak 1 EOS = 8.20 USD.

Grafiğin bize söylediği bir şey daha var; 15-60. günler arasında EOS, ethereum’a karşı değer kaybederken, 275. günden itibaren hemen her gün Etherum’a karşı değer kazanmış. Bu da Vitalik‘in ilk ağızdan “Etherem 2.0 = EOS” esprisindeki gerçeklik payını gösteriyor olabilir 😉

 

 

16- SEC’in Kararı Sek oldu

ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (SEC)’in Etherum hakkın ne karar vereceği merakla bekleniyordu. Zira Ethereum bir menkul kıymet gibi değerlendirildiğinde çok sayıda kural ve yasaya tabi olacak ayrıca yatırımcılar için de vergi yükü gelecek demekti. Haziran ortasına doğru SEC başkanı William Hinman, “Etherum yeterince merkeziyetsiz bir yapı, bu yüzden gayri menkul değildir” dedi -ve Erthereum yatırımcılarına kadeh kaldırdı :)- Açıklama sonrası Bitcoin ve Etherum’da %9-10’a varan artış [gözlendi.](https://kriptokoin.in/sec-aciklamalariyla-bitcoin-ve-ethereum-rahat-bir-nefes-aldi/)

Bu arada, raporda geçmiyor ama ABD yetkili kurumları, Coin Borsalarını yasal platformlar haline getirmek için yapıcı davranırken, ICO’lar ile ilgili sert tedbirlerin alınacağı yönünde açıklamalar yapıyor. Coin sevgisinin gözümü kör etmesine izin vermeden realiter olarak bakacak olursak; ICO’lar bir nevi “Şu kadar yatırım gelirse şunu yapacağım” demek. Ama bu sözün çok bir bağlayıcılığı yok. Çiftlik bank gibi, her an “coiunlar öldü” diyebilirler. Hak aramak için bir merci bulsak da paranın izi sürülemediği için işler daha fena. Dolayısıyla ICO’lar hakkında daha keskin düzenlemelerin gelecek olması anlaşılabilir bir durum.

 

to be continued..

 

 

Coin Dünyası 2018 İkinci Çeyrek Raporu #3

Bkz: biriki


10- Saldırı ve Hackler

Yukarıdaki CoinDesk görseli, büyüklük sırasına göre. Biz tarih sırasına göre söyleyecek olursak;
16 Mayıs 2018‘de teorik olarak varlığı fark edildiği güden beri sorun olarak karşımızda duran %51 atağı BitcoinGold için gerçekleşti, toplam hacklenen miktar 18 Milyon$ civarında.
10 Haziran 2018‘de CoinRail Borsası hacklendi. Kayıplara karışan miktar 40 Milyon$.
20 Haziran 2018‘de bu kez BitHumb hacklendi. Kayıplara karışan miktar 31 Milyon$.
Burada hacklenmesi çok daha zor olan DEX: Decentralized Exchange: Merkezsiz borsaların önemi biraz daha ortaya çıkıyor sanırım.
(Parantez açıp, Görece yeni bir borsa mı, Hack tecrübesi yaşamış bir borsa mı? sorusunu ortaya atıp parantezi kapatıyorum) 🙂

 

 

11- Toplam Kayıp

2010 Yılından bu yana bilinen Hacklerin (ve +dolandırıcılıkların) sebep olduğu toplam kayıp 1.6 Milyar$‘ı bulmuş durumda. Son yıllarda atak sayısının ve kaybedilen coin miktarının da artmasının, coinlerin popüleritesiyle doğru orantılı söylenebilir. An itibariyle mevcut olan piyasa hacmini baz alacak olursak, %0,5 gibi bir kayıp rakamı çıkıyor ortaya. Bankaların ekstreyi bilerek geç göndermeleri sonucu oluşan zarar yanında devede kulak kalır sanırım ama yine de coin atmosferinde olmaması gereken bir leke.

 

 

12- Bir saatlik Atak Maliyeti

Block Zincirleri uzadıkça zorluk inanılmaz artıyor. Bu yüzden zinciri hacklemek yerine Borsaları hacklemek ya da madencilik ağının %51’ini ele geçirmeye çalışmak hackerlar açısından daha efektif oluyordur sanırım. Ama çok ucuza mal olduğu söylemez. 2. Çeyrek itibariyle Bitcoin için  yapılacak bir saatlik saldırının maliyeti yaklaşık 457 Milyon$.  İkinci büyük ağa sahip olan Ethereum için bu rakam 343 Milyon$ ve BitcoinCash için 90 Milyon$.

 

 

13- Diğer %51 Atakları

Bugünlerde evlenmekte olan bir arkadaşa, “BitcoinGold’dan pek bi nane olmaz” mealinde bir yorum yazmıştım. Sağ olsun BitconGold, beni desteklemek için 🙂 18 Milyon$‘lık kayıp vermiş. Ancak tek beceriksiz coin o değil. İlk zamanlar hızı ile göz dolduran ama sonra vaatlerini gerçekleştiremeyen Verge, 22 Mayıs’taki %51 atağından 2.7 Milyon$‘lık nasibini alanlardan. (Buradan anlıyoruz ki, arkasındaki ekip için, Bitconin kodlarını klonlayıp Doge çıkarmak kolay ama yeni bir coin yazmak daha zormuş). ZenCash nedir bilmiyorum ancak belli ki bilmeme de çok gerek yok.

 

to be continued..

Coin Dünyası 2018 İkinci Çeyrek Raporu #2

Bkz: bir


6- Vadeli İşlemler

Yukarıdaki görsel, CoinDesk bülteninde görüp de bu rapora ulaşmamı sağlayan grafik. Sol tarafta Balinaların Sağ tarafta ise Yunusların almış olduğunu sözleşmeler/pozisyonlar mevcut. İkinci çeyrekte Balinalar arasından düşüşe oynayanların hacmi 14K olurken, yükselişe oynayanların hacmi 10K olmuş. Genç Yunuslar ise daha umutkar. // böyle bir kelime var mıydı? 🙂

İleri okuma:

 

 

7- Takas

Ne verip de Bitcoin alınmış
ya da
Bitcoin verip Ne alınmış diye baktığımızda alınıp satılırken, Bitcoin ile en çok takas edilen para ~%60 ile Japon Yeni olmuş. Çeyrek başında 2. sıradaki takas birimi USD iken, çeyrek sonunda Tether (USDT) ile yer değiştirmiş görünüyor. Dikkat çeken bir diğer nokta ise Mayıs ortasında hayli ciddi orada USD’ten Tether’e geçiş olmuş.

 

 

8- Borsa Hacimleri

Grafiğe bakar bakmaz sanırım siz de benim gibi aynı soruyu sordunuz: “İyi de Binance nerede?”
Bilmiyorum.
Sanırım sadece ABD’de kullanılabilen borsalar üzerinden bir değerlendirme yapılmış(?) Grafiğe göre; %54 ile BitFinex açık ara önde yer alırken BitStamp ve CoinBase ise %19-18 ile ikincilik tahtını paylaşmışlar. Bu arada Nisan’ın son haftası, bir kaç gün içinde 1.4 Milyar$‘lık işlem yapıldığı da dikkat çekiyor.

 

 

9- Hashrate :/

Bitcoin toplam network’ü, Haziranın uçlarında, yaklaşık 42 Milyon TeraHash/s kapasitesini görmüş. Bir önceki çeyrekte büyüme oranı %47 imiş, bu çeyreğin kendi içindeki büyüme oranı %26 olmuş. “Dünya genelinde ya da bankalar özelinde de elektrik tüketimi çok fazla ve hiç iç açıcı değil” diyerek kendimizi teskin etmeye çalışabiliriz belki ama rakamın gittikçe yükseliyor olması, çevre açısından her halükarda nahoş bir durum.

to be continued..

 

 

Coin Dünyası 2018 İkinci Çeyrek Raporu #1

CoinDesk‘in son göndermiş olduğu bültendeki, Resmi olarak Bitcoin Vadeli İşlemleri yapan en büyük borsalar olan Cboe and CME üzerindeki sözleşme sayısını kıyaslayan bir grafik dikkatimi geçti.

Araştırıken bu grafiğin 2018 Q2 Raporundan alınmış olduğunu gördüm. (Rapordaki tüm veriler, 1 Nisan – 30 Haziran 2018 tarihleri arasını kapsamakta) Derlitoplu bir rapor olduğu için hayli hoşuma gitti. (arka plan kullanımı dışında)

1- Marketin Durumu

Hemen yukarıdaki grafikten görüleceği üzere; 2. Çeyrek sonu itibariyle Toplam coin hacmi: 245 Milyar Dolar 
Bir önceki çeyreğe göre %1,25 daha aşağıda.

Bitcoin 106 Milyar$ ile yine ilk sırada yer alırken, 44 Milyar$ ile Ethereum ikinci, 12 Milyar$ ile BitcoinCash dördüncü ve 7 Milyar$ ile EOS beşinci sırada.

 

2- Fiyat Değişimleri

Bitcoin hacim olarak halen ilk sırada yer alsa da önceki çeyreğe kıyasla USD bazında fiyat değişimlerine baktığımızda %44 ile EOS ilk sırada yer alıyor. Fiyat artışında EthereumClassic %19 ile ikinci olurken, BitcoinCash %4 ile üçüncü sırada yerini almış.

Bu dönemde Bitcoin %11 düşmüş. Düşüş yaşayan başat coinlerdeki durum sırasıyla şöyle: Zcach -%12,  Dash -%23, Monero %29, LiteCoin -%32.

 

3- Madenci Gelirleri

Toplam madencilik gelirleri 3.1 Milyar$ olmuş. Pastadaki en büyük pay 1.4 Milyar$ ile Bitcoin madencilerinin olurken, ikinci büyük dilim 1.1 Milyar$ ile Ethereum madencilerine gitmiş.

Her ne kadar ağız dolduran rakamlar olsa da önceki çeyrek ile kıyaslandığında, Bitcoin madencilerinin geliri USD bazında %22 düşerken, Ethereum madencilerinin geliri %22 artmış.

 

 

4- Bitcoin ve Diğerleri

Çeyrek başında Bitcoin V AlternatifCoinler oranı: %47 – %53 iken, çeyrek sonu  %45 – %53 olmuş. Yılbaşında altcoin oranın %63 olduğu, Mayıs sonunda %53 kadar geldiği düşünülürse, Altcoinler açısından hafiften bir toparlanma var denilebilir.

 

 

5- Majör Coinlerin Bitcoin ile Korelasyonu

Arka plan – Renk kullanımı açısından tasarımcı arkadaşı eleştirdiğim grafiklerden birisi bu. Monere (XMR) neredeyse fark edilmiyor. Anyway..
Kısa bilgi: Beta katsayısı 1’e eşit ise, Bitcoin ile aynı hareket ediyor demektir. Bitcoin’den en bağımsız hareket eden coin açık ara 0.61 ile EOS olmuş. Her coinin kendi bacakları üzerinde durup, kendi değişkenlerine göre inip çıkması açısından bence bu çok güzel bir durum.

EOS dışındaki diğer coinlerin katsayısı 0.80 ile 0.93 arasında. Diğer bir değişle %80+ oranında Bitconle birlikte hareket etmişler.

to be continued..

 

Ve Bitcoin 8500$’a geldi..

Bitcoin için 7777$ ve 8500$ bölgeleri
ve
Bitcoin’de 8500$ ve 10000$ Dirençleri
başlıklarıyla yazılar yayınlamıştım. Yazılarda geçtiği üzere, Bitcoin dün ve önceki gibi gün 8500$ ile tokalaştı.

Ve -beklendiği şekilde- Pirinç fiyatından EOS fiyatına neredeyse tüm enstrümanların davrandığı gibi davranıp, ürkek bir kedi gibi ilk temas sonrası geri çekildi 🙂


Bir yerde Destek ya da Direnç çizgisi varsa; Fiyat bu çizgiye dokunduğunda, neredeyse her zaman, bir geri çekilme hareketi yapar.

Yukarıdaki görselde de bu geri çekilme hareketini net bir şekilde görebilirsiniz;
1.618’lik Mavi altın oran çizgisinin de geçtiği 8500$ seviyesine gelmiş ve hemen: Kırmızı mum.

 

What’s next?

Para babaları Hızlı bir çıkış istiyor değillerse; Önümüzdeki kısa süreçte; Bitcoin’in “Ben gerçekten 7777-7500 seviyelerini geçtim mi? Emin olayım” deyip, bu seviyelere inmesi güç toplamaya çalışması olası. // Tabi aradığı gücü bulamazsa, aşağı yönlü senaryoların lambası yanacaktır 🙂

Yok öyle değilde babalar Hızlı bir çıkış istiyorlarsa, “Adet yerini bulsun diye 8500‘den geri dönmüştüm, şimdi yoluma geç kalıyorum, bana müsade” deyip çabuk çabuk 10000‘e doğru yol alacaktır.

10000’i geçerse?

Tabi yine önce“gerçekten geçtim mi abaca, bakalım 10000’e yeniden düşeyim, beni yukarı gönderecek mi?” alt yazısı eşliğinde bir basamak testi olacaktır. Basamak çürük değilse hatta yaylı ise Moraller düzelir, ortalık şenlenir..

Kutlamalar sonrası, olası duraklar:

11.575 civarındaki bölge. Burada biraz parti yorgunluğunu atıp dinlenmek isteyebilir.

ve
daha sonra, benim Gerçek Bahar Bölgesi diye isimlendirdiğim 13000 sınırı var.
Boğalar 13000 çizgisinin geçilmesini sağlarlarsa, arkasından takip eden kitleler de gelmeye başlayacaktır.

Tabi bu kez şöyle bir durum var. Geçen hiç olmadığı kadar Bitcoin ve Coinler konuşulduğu için, nerd ve geeklerin  çevresindeki insanlar da piyasaya ufak adımlar atmışlardı. Yılbaşında başlayan düşüş sonrası bunların bir kısmının  “İçinde coin geçen cümle duymak istemiyorum” dediğini kestirmek zor değil 🙂 Fakat bununla birlikte yeniden yükseldiğini gören bir kesim de daha çok inanmaya, el yükseltmeye başlayacaktır.

Elbetteki tümden yeni hevesliler olacağı gibi, devletler ve kaNpitalizm ağaları, Ripple-XRP gibi coinleri desteklerken MerkezSiz coinler üzerinde daha çok baskı kurmaya çalışacaklardır.

Konu buraya gelmişken “Mr. Robot‘ün özellikle 3. Sezonu“unu tavsiye etmesem ayıp olur sanırım 😉

Arka plandaki yazılara dikkat 😉


Yasal Uyarı:
Yatırım Tavsiyesi Değildir

Yapacak Olduğunuz İşlemlerin Tüm Sorumluluğu Kendinize Aittir

Trade.io Bahsettiği Devrimi Yapabilecek mi?

Kişisel Coin Cüzdanı

Sondan başlayayım: Yakında göreceğiz.
🙂

Hadi itiraf edelim; Coinler için kendi cihazımızda coin tutma işi hem karmaşık hem de riskli geliyor.

Bu yaz sıcağında fan hızı işlemciyi soğutmak için yetmezken, ben de ağır programlar çalıştırmış olayım. Ya da yaz yağmurlarına eşlik eden yıldırımlar dolayısıyla bir voltaj dalgalanması olsun..

.. bir yanık kokusu. ardından ikinci bir yanık kokusu daha..

İlki yanan işlemci ve harddiskten, ikincisi “Eyvah gitti coinler” diyen ciğerimizden geliyor 🙂

 

Coin Borsaları

Şahsen, benim kullandığım cihazın başına bir şey gelmesi ve coinleri kurtarma ihtimalim
ile
Bir coin borsasının başına bir şey gelmesi ve coinleri kurtarma ihtimali arasında kıyaslama yaptığımda, Kendime göre Borsalar daha güvenli geliyor. %100.00 mü? Hayır. Ama en azından komşunun çocuğunun meyve suyu dökmesi gibi ihtimaller yok 🙂

Peki.


Her cevap, beraberinde yeni soru getirir.

düsturunca,
Kendi cihazında tutmak mı? Borsalarda tutmak mı? sorusunu güncelleyelim:

Hangi Borsa?

Her şey Mt.gox ile başladı.. diye başlamayacağım 🙂
//O kadar coin borsasında hesabım var, yeni duyuyorum diyen varsa,  işlerine mola verip kısa bir yakın tarih turuna çıksın derim.

Son 24 saatlik işlem hacmine göre borsaların sıralaması şöyle;

// İlk 5 için kısacık zenginin malı, züğürdün çenesi yapalım mı? 🙂
Transferler hariç, sadece site içi al-sat komisyonu: ~ 200.000$+/hergün

 

Görüldüğü üzere çılgın rakamlar dönüyor, dolayısı ile olası tüm güvenlik harcamaları mübah görünüyor 😉  Ki hack atakları olmasa bile, yüzlerce coin için her saniye binlerce al-sat işlemi oluyor. ÖSYM’nin yoğunluğunu her saniye yaşayan sunucular düşünün..

Bu durumda, en yoğun işlerin altından başarı ile kalkan borsaları tercih etmek daha makul duruyor.

 

Trade.io’nun bunlardan farkı ne ki başlıkta yer alıyor?

Öncelikle, bu kadar BlockChain içinde yüzerken, Borsa içi yapılan işlemleri bir zincirde tutan borsa henüz yok.  (varsa da, kendisini iyi pazarlayamamış ki benim kulağıma gelmemiş)
Trade.io Coin felsefesine uygun bir şekilde işe bununla başlıyor.

Kullanıcılar/Yatırımcılar borsanın kazancına ortak olabilecekler.

 

Kurucu ekibinin NASDAQ gibi devasa borsalar ve bankalarda 15-20 yıllık geçmişleri var. Dolayısı ile varlık/asset deyince sadece coin anlamıyorlar.
Trade.io’da 120 civarı varlığın işlem görmesi bekleniyor (benim tahminim, Altın, Petrol, Majör pariteler gibi popüler tüm Forex ürünleri ve bildiğimiz Alphabet, Amazon, Tesla hisselerinin de olacağı yönünde)

İndikatörler, Alarmlar, Takip eden Stop Loss ya da Takip eden Kar kilitleme araçları olacağından bahsediliyor. Ki bunlar teknik analizciler ve Algoritmik işlem yapanlar için hayli değerli araçlar.

Forex platformlarının vazgeçilmez aracı MetaTrader ile entegrasyonu mevcut. Strateji kopyalama, sosyal trade gibi atraksiyonlar da olacak.

Borsa üzerinden ICO’lara katılmak mümkün olacak.

 

Bu aylarda, resmi yatırım bankası ve aracı kurum lisansı almak için başvurularını yapmak üzereler.

Bahsettiklerini hakkıyla yapabilirlerse, videolarında geçen “Borsa Devrimi” sözünü de hak etmiş olurlar.

 

 

İlk bin üye sistemi kullanmaya başladı. Bakalım biz de yakında göreceğiz 😉

 


Görsel: medium.com/@trade.io,  topnews.one

Katılmıyorum!

İnsan Programlanabilir mi? Bilinç Nedir? başlığı altında @rgirgin, @pars11, @doctorbishop, @anadolu ve ben çeşitli fikirler dile getirdik ve konu üzerinde konuştuk.

Ve @pars11’in yorumunda uzun zamandır Steemit‘te görmeyi özlediğim bir kelime ile karşılaştım:

Katılmıyorum!

Başka.. birisine,  birisi böyle dese görevinden olurdu sanırım 😉 Ama şahsen böyle bir yorum görünce sevindim. Zira, benim düşündüklerimi zaten ben düşünüyorsam, bir başkası da virgül eklemeden benimle aynı şeyi düşündüğü söyleyip “aynen, güzel yazı” diyorsa, evet bu güzel bir durum ancak bu şekilde ikimiz de gelişemeyiz.

 

Bir yandan yeni arkadaşlar üye oluyor ama bir yandan Steemit kadar eski arkadaşlar yaprak dökümü gibi ayrılıyor. Bunun EN temel sebebi ise gereksiz Tartışmalar.

Hal böyle iken ve ülkenin geneli bir hırçın bir atmosfere sürüklenmişken, “Hayır öyle değil, böyle!” demek, eleştiriye gelemeyen siyasilerimize iki çift laf etmek kadar cesaret istiyor. Zira fikirleri tart-arak, irdeleyerek tart-ışmayı pek beceremiyoruz. Bunun yerine atışırken ve kavga ederken buluveriyoruz kendimizi.

Hele taraflardan biri baskınlık kurmaya çalışıyorsa daha üzücü sonuçlar oluyor. Baskınlık kurmaya çalışan tarafa karşı beri taraf da benzer duruş sergiliyorsa, geçsin saatler.. Sıfıra sıfır elde var sıfır.


 

BEN ZATEN BİLİYORUM OLAYI ve HAKLIM, Bunu da babalar gibi İSPAT ederim” derdinde olanlara DEĞİL de,

“Konu üzerinde tart-ışalım, ben öyle düşünmüyorum. Şöyle düşünüyorum. Hayır Katılmıyorum, çünkü şu yüzden. Öyle değil, asıl Sorun şu ve bence Çözümü de bu” şeklinde konuşacak,

Benzer tepkileri aldığında KILIÇ KALKAN > ONLINE moduna GEÇMEDEN, fikirleri irdeleyerek cevap yazacak arkadaşlara bir davetim var:

Suya sabuna dokunan yorumlar yazalım 😉

 


Görsel: sunguray, aurensanderson

 

Bilinç Transferi Üzerine bir Dizi: Altered Carbon

Pek çok güzel bilim kurgu dizisi geldi geçti ama Fringe çitayı öyle bir yükseltti ki, çok kaliteli yapımlarda bile bir boşluk hissi oluşuyor. Dolayısı ile bahsedeceğim dizi Fringe seviyesinde bir dizi değil ama Bilim Kurgu ve Felsefe sevenlerin hoşuna gidecektir sanıyorum. Ki çoğu kişi zaten izlemiş bile olabilir.

Dizi, dün geceden bu yana İnsan Programlanabilir mi? Bilinç Nedir? başlığı altında, bilinçle ilgili konuştuklarımızın üzerine tatlı niyetine de alınabilir 😉

Richard K. Morgan’ın yazdığı “Altered Carbon” adlı romanından isim değiştirmeden uyarlanan dizi 25. Yüzyılda geçiyor. Bilinç nedir? Beden nedir? gibi derin konuları sorgularken bir taraftan da hem ana karaktere hem de izleyicilere çözmeleri gereken ilginç bir cinayet vakası sunuyor. Zoom ayarını biraz değiştirince yazarın geleceğin toplumları üzerindeki önermeleri ve bu önermeler içindeki karmaşık ilişkileri de görüyoruz.

Netflix’in Türkiye’ye özel ilginç bir tanıtımı var. (Fakat zerre kadar diziye layık bir tanıtım değil, izleyen komedi-kurgu sanacak)

 

Bu yüzden asıl dişe dokunur orijinal fragmanı izlemek, daha yerinde olabilir.
İzleyeceklere (ve izlemeyecek olanlara) daha doğru bir fikir vermiş olur:

 

 

İleri Okuma:
İzlemeyen kalmasın: Lucy ve Transcendence filmleri.

Bunlar sadece film-dizi.. deyip geçmemek lazım. Bilinç transferi hakkında Rusya’da New Media Star’ın sahibi Dmitry Itskov’un başlatmış olduğu 2045 girişimi, Google gibi ciddi firmalardan da destek alıp projelerini geliştirmeye başladılar bile. Hatta ilk aşama için, Suretler filmindeki gibi bir robot hedefinin konulduğu 10 milyon$’lık bir yarışması da var 😉

İnsan Programlanabilir mi? Bilinç Nedir?

Bugün Uşak’ın IQ ortalaması yükselten bir arkadaşım geldi. Çayla ülke kurtarmadık. Siyasetle germedik.  Yaklaşık 6 saat boyunca beyin hakkında beyin fırtınası yaptık.

Beynin ne olduğundan, ne olmadığından, nasıl evrimleştiğinden bahsettik. Evrim karşıtlarının “evrim Göz’ü açıklasın” salvolarına “ışığa duyarlı bir sürü protein var ki ” dedik, gülüp geçtik. Tv’de, youtube’da saatlerce zaman kaybı yaşatan Biyokimsal süreçler, garnitür tadında cümle aralarında geçti.  Ama tahmin edileceği üzere beyin için en büyük kırılma noktası Us’lanma ve Bilinç’lenme aşaması olduğu için düşünür/konuşurken kortekslerimiz ısınmaya başladı 🙂

 

İnsan Programlama

Bir önceki konuşmamızda, uzaya çıkıyor olmamıza rağmen ilkelliğimizde ve orangutanlardan ya da primatlardan hallice olduğumuzda mutabık kalmıştık. Hatta ukalaca algılanabilecek olsa da gerçeklik payı olan şöyle:

Bazen öyle insanlarla konuşuyorum ki;
Ağaçların, ormanların güzelliğinden bahsederken, “içinde yeşilin her tonu var, siyaha kayan yeşil, sarıya kayan yeşil, sonbaharda ise kırmızı, kahve, yeşil ve sarı bir arada çok hoş bir manzara oluyor” diyorum. Karşımdaki kişi yeşil-sarı renklerin Brezila formasında da olduğundan bahsedip, futbol konuşmaya başlıyor.

ya da

“Askeri eylemler kalıcı çözüm olsaydı Roma-Osmanlı-Hititler-Cengiz gibi imparatorluklar hala devam ediyor olurdu” diyorum. Karşımdaki kişi Askerlik anılarını anlatmaya başlıyor.

Abartmıyorum, böyle insanlar programlayabilirim.

 

bir söz sarf etmiştim. Şimdi bir adım daha ileri gideceğim:
Sadece yukarı bahsi geçen kişiler değil, hemen herkesi kapsayan bir programlama yapılabilir.

Oylar karşısında öyle davranışlar sergiler ki, gördüğünüzde “Aynı kaynım. Kayınım öyle, aynısı”  🙂 dersiniz. Bu kadar utopik duran bir konuda bu kadar keskin konuşuyorum zira bugün ülkemizde de bulabileceğimiz “Enneagram” kitapları mevcut. Daha önceki bir yazımda da ucundan değindim üzere, Ennegram = İnsan Algoritması diyebiliriz.

 

 

Örneğin; Mükemmeliyetçi bir mizaç: Sorunun sonunda birimini yazmadın diye bütün soruya sıfır veren veren hoca. Bildin sen onu. Ya da 98 aldığında ağlayan arkadaşın (ya da sen).

Şayet bir kişinin Mükemmelliyetçi bir yapıda olduğunu anlarsanız, Ennegram vasıtasıyla, neden makyajının diğer kızlardan çok daha uzun sürdüğünü, hatta gelecekte Aklından GEÇECEK olan, Nx düşünce kalıpları nedeniyle, o jilet gömlek arkadaşı neden mağaradan çıkmış bir halde bulabileceğinizi öngörebilirsiniz.

Ya da “Araba dediğin rahat olacak” diyen arkadaşınızın, alakasız gibi görünse de, hiç “1” kimseye haber vermeden neden ortadan kaybolduğunu bilirsiniz.

So.. Ortada bir algoritma varsa, elbetteki programlanabilir demek 😉

Bilinç?

A olduğunda B ya da F olduğunda G tepkisi vereceğimiz bu derece öngörülebilir bir sistematik akış içindeyse, Bilinçli hareket ettiğimiz söylenebilir mi? Ya da aslında Bilinç nedir?
Sarı-Yeşil’den Brezilya maçına atlayan formu geçtim, bir kişinin kendi “özgür iradesiyle” ortadan kaybolmayı seçtiğini söylemesi aslında arabada rahat koltukları seçmesi ile direk bağlantı bir sistem içinde gerçekleşiyorsa; “kendisi” demek ne demektir?


Görsel: estanbulbestnootropicsnow

Bitcoin’de 8500$ ve 10000$ Dirençleri

Güney Kore’nin coin borsalarını Banka statüsünde resmi olarak tanıması ve benzeri olumlu haberler, 18 Aralık’tan bu yana devam eden düşüş sürecine güzel fren oldular.

Bitcoin için 7777$ bölgesinde bir direncin olduğundan bahsetmiştik. Bu seviyeye yaklaştıkça Bitcoin’in ivme azalttığını görmek mümkün. Ve yakın zamanda bir karar vermesi gerekecek.

Yukarı mı Aşağı mı?

“Aşağı” yanıtı için daha önce yazmış olduğum yazılara atıf yaparak geçiyorum. “Yukarı” kararını verirse ne olabilir, biraz zoom yaparak ona bakalım:

 

Görüleceği üzere, yakın zaman önce, mevcut fiyatın seviyesine hayli yakın bir Zirve var. Bu seviye yaklaşık 7777$. Bahsi geçen karar noktası burası.

“Yukarı” senaryosuna baktığımıza göre, buradan yukarı giderse diye daha kafamızı kaldırırken, 8500$ mavi bir barikat kurmuş ve elinde tespih bekliyor 🙂

Hadi, ne zamandır biriken enerjisi ile 8500$’ı omuzladı geçti.. Dertler bir değil ki anacım, bu kez de yanına Psikoloji çetesini de alıp bekleyen 10000$ var 😉

 

Bitcoin, kuruşlardan 20 bin dolarla çıktı ama kaç defa düşüp kaç defa ayağa kalkmış gel bir onu Bitcoin’e sor 😉 Şu biraz neşeli günlerde bile Mahsun açmış dinliyordur 🙂

 

 


Görseller: Tradingview ekran görüntüleri

Yatırım Tavsiyesi Değildir
Yapacak Olduğunuz İşlemlerin Tüm Sorumluluğu Kendinize Aittir

Borsa’da “Ah! Damat! Vah Damat!” Günleri

Yaklaşık bir ay önce Seçim 2. Tura Kalırsa Borsa Ne olabilir?  başlıklı yazımda, adından da anlaşılacağı üzere 2. Tur söz konusu olursa, Borsa’nın 86 bin bölgesine gelebileceğinden bahsetmiştim.

Malum 2. Tur olmadı. Teknik analizin 45 gün önceden fısıldadığı şekilde 92 bin’e kadar düşen endeks 25 Haziran itibariyle toparlama başladı.

Aklınızda olsun;


Seçim’in son haftası Hisse Senedi alıp, daha önceki zirveye geldiğinde satabilirsiniz 😉

Her şey gayet güzeldi. Ülkedeki siyasi belirsizlik şu ya da bu şekilde sonlanmıştı. 25 Haziran sonrasındaki günler de yine bu atmosfer de hafif toparlamalarla devam etti.

Ta ki..

 

“Bu ülke, Liyakat’a değil Riyakar’a değer verir” pozunu verene dek.

Diyelim ben Steemit’de CEO oldum 🙂
10 gün sonra, yakın akrabalarımı Muhasebe ve Finans sorumlusu yaptım.

Ne dersiniz?
Benim akrabam yer yüzünün en temiz insanı bile olsa, Allah aşkına ne dersiniz?

..

Maliye ve Hazinenin birleştirilmesi ve üstüne anahtarın Damat’a verilmesi durumunda, iş dünyası da Anadolu dışında kalan dünyanın geri kalanı da “Ne Oluyor?” dedi.

– Başkasına güvenemediği için Damadını getirmiş..
– Ya bi git, kafatasındaki yoğurdu temizle gel.. Gerçekten öyle bile olsa, Tıpkı benim akrabamı Muhasebenin başına geçirmem gibi, bunu kimseye izah edemezsin.

 

 

 

2. Tur olmadı ama Borsa, Damat adıyla birlikte adeta kroşe yemiş gibi çakıldı. Şahsen bu kadar kör göze parmak bir pervasızlık ben de beklemiyordum. Ama burası olmazlar olur ülkesi, her an her şey olabilir. Ama HER ŞEY!

Hal böyle olunca, olası 2. Tur için öngörülen rakamlar gündeme geldi.

Böyle bir olay olmasaydı, borsa çok daha hızlı toparlayacak, şu günlerde en az 110.000’lerden bahsediyor olacaktık.

Osmanlının çöküşü, yükselişinin içinde ve zirvesinde başlamıştı. Son yıllarda elde ettiğimiz üst üste büyüme rakamlarını şimdilerde heba ediyoruz. “Adelet Mülkün Temelidir” mealindeki AB reformlarından uzaklaştıkça, ekonomik kazançlarımız, kayıplara dönüşüyor. Bunu bizim gibi alelade vatandaşların görmesi ama yukarıdakilerin görmemesi ya da görmek istememesi ülkemiz adına, bu ülkede yaşan gençlerin geleceği adına çok üzücü.

 


Görsel: lugat365, upprox,